| | Create free blog ( Türkçe , Русский , Deutsch , Español )
ilköğretimde matematik etkinlikleri matematik resimleri sbsmatematik

sbs matematik

Yazılar arşiv 11.2008 Diğer girdiler 2008-11 resimler , videolar

Bilimin çözemediği 10 olgu

Modern tıp artık pek çok hastalığın çaresini buluyor, son 10 yılda teknolojide gelinen nokta hayal sınırlarımızı zorluyor. Ancak bütün bu sevindirici gelişmelere karşın, evren ve güzel gezegenimiz Dünya, hikmetini bir türlü çözemediğimiz sırlarla dolu.

Üstelik bu konularda yürütülen çalışmalar, araştırmalar da en azından yakın gelecekte pek umut verici görünmüyorlar. Amerikan LiveScience dergisinde, yüzyıllardır gizemi çözülmeye çalışılan, varlığı ve yokluğu tartışılan, somut kanıtlara sahip olunamadığı için ‘sır’ olarak kalmayı sürdüren, bilimin bir türlü kesin ve akla yatkın bir açıklama sunamadığı tuhaf, ürpertici, merak uyandırıcı, en çok konuşulan ‘10 Gizemli Olgu’nun listesi yayımlandı. Hayaletlerden UFO’lara, psişik güçlerden ‘déjà vu’ duygusuna kadar tartışılan ve açıklanamayan 10 fenomen sizi bekliyor.

1 - BEDEN / ZİHİN BAĞLANTISI
Bir efsaneye dönüşen ‘plasebo etkisi’ zihinle beden arasındaki muhteşem ilişkinin en basit kanıtı. Bu etki kendini şöyle gösteriyor: Sahte, yani aslında ilaç olmayan bir ilaç aldıklarından habersiz denekler, dertlerine derman olacak bir hap ya da şurup içtiklerini düşündüklerinden kendilerini daha iyi hissediyorlar. Üstelik etki kimi zaman bununla da kalmıyor, tıbbi belirtilerde de düzelme görülüyor. Bazen de bu ‘yalancı’ ilaçların işe yaradığını kanıtlamak istercesine, içtiklerinin etkisiyle acı çekiyorlar. Plasebo deneklerine bakınca, insan ister istemez, zihin neye inanırsa bedeninin de onu yaşadığına hüküm getiriyor. Pek çok uzman, zihnin yardımıyla bedenin kendi kendini iyileştirebilme kabiliyetinin, modern tıbbın yaratabileceği bir ‘mucize’den kat be kat büyüleyici olduğuna inanıyor.
 
2 - HAYALETLER
“Ölü insanlar görüyorum” repliğiyle zihnimize kazınan ‘Altıncı His’ filminden, lisedeyken ev partilerinde pek çoğumuzun katıldığı masum ruh çağırma seanslarından, çocukken masal gibi dinlediğimiz korkulu hayalet hikâyelerine kadar ruhlar üzerine hep konuşulur. Hayaletlerin varlığı hakkında ciddi bir kanıt olmamakla birlikte, onları gördüğünü, onlarla konuştuğunu, onların fotoğraflarını çektiğini ısrarla anlatan -içten ya da değil- şahitler, pek çoğumuzun yakın çevresinde bile mevcut.
 
3 - DEJA VU
Fransızca bir kelime olan ‘déjà vu’, Türkçede ‘daha önce görülmüş’ anlamını taşıyor. Açıklamak istediği durum ise şu: Özel bir anı ya da birtakım koşulları, aynı şekilde daha önceden de yaşamış olduğunuzu hissetme hali. Herkesin hayatında bir ya da birkaç kez yaşadığı bu duygu, şaşırtıcı, anlaşılmaz, gizemli ve evet ürkütücüdür. Birçok kişi ‘déjà vu’ hissini psişik bir deneyim olarak algılar. Birçok kişiye göre ise bunlar, önceki hayatlarımızdan davetsiz çıkıp gelen anlık karelerdir. Araştırmacılar ‘déjà vu’ ile ilgili bazı açıklamalar yapmaya çalışsalar da, bu tuhaf hissin nedeni, bir gizem olmayı sürdürüyor.

4 - TAOS UĞULTUSU
ABD’nin New Mexico eyaletinde bulunan küçük Taos kentini ziyaret eden bazı turistler ve vatandaşlar, yıllardır, çöl havasında gizemli, güçsüz, düşük frekansa sahip bir uğultu ve titreşim duyduklarını anlatıyorlar. Bu iddiada bulunanlar, Taos vatandaşlarının sadece yüzde ikisini oluşturuyor. Bazıları bunun çöldeki garip birtakım akustik sorunlarından kaynaklandığını düşünürken, bazıları da bir çeşit kitle histerisi ya da uğursuz bir sır olduğuna inanıyor. Duyulduğu iddia edilen sese ister vızıltı, ister uğultu, ister titreşim deyin; ister psikolojik, ister doğal, ister doğaüstü olduğuna inanın... Hakkında bilinen bir tek gerçek var: O da şimdiye kadar hiç kimsenin bu garip sesin kökenini ortaya çıkaramadığı.
 
5 - DUYU ÖTESİ ALGI
Hem Doğu, hem de Batı toplumlarında, bazı insanların bir çeşit psişik güçleri olduğuna inanılıyor. Bugüne dek psişik güçleri olduğunu iddia eden kişiler, araştırmacılar tarafından pek çok teste tabi tutuldu. Ancak elde edilen sonuçlar her seferinde ya olumsuz ya da muğlak ve şüpheliydi. Altıncı hissin gücüne inanan pek çok kişi, psişik güçlerin test edilemeyeceğini, çünkü bir nedenle kendilerine şüpheyle yaklaşanların ya da bilim adamlarının yanında azaldığını vurguluyor. Eğer bu tespit doğruysa, bilimin psişik güçlerin varlığını, gelecekte de ne ispat edebilmesi ne de çürütebilmesi mümkün görünmüyor.

6 - ÖNSEZİ
İster altıncı his, ister önsezi, ister kötü hisler diyelim; hepimizin hayatımızda en az bir ya da birkaç kez garip sezgilerimizi rehber alarak hareket ettiğimiz olmuştur. Elbette bu karamsar hislerimiz çoğunlukla yanlış çıkar. Ancak kimi zaman kimi insanların altıncı hisleri -ne yazık ki- doğru alarm verir. Psikologlar bu durumu açıklarken insanların bilinçaltlarında, farkında olmadan çevremizdeki dünya hakkında bilgi topladığını vurguluyorlar. Bu şekilde biz aslında sadece ‘görünüşte bilmediğimiz’ bazı şeyleri biliyor ya da hissediyoruz. Ancak söz konusu bilgiler bilinçaltımızın derinliklerinde yaşadığı için, bunun nasıl olduğunu bir türlü anlayamıyoruz. Bu açıklama kimileri için tatmin edici olsa da pek çok araştırmacıya göre önsezi, kanıtlanması ve üstünde çalışılması zor bir konu.
 
7 - ÖLÜMDEN SONRA HAYAT
Hayatlarında bir kez ölüme yakın deneyim geçirmiş kişilerin bazıları, karanlık bir tünelde yol alıp, sonunda beyaz bir ışık huzmesine kavuştuklarına dair hikâyeler anlatır. Bunlar arasında sevdiklerinize kavuşmak, garip bir huzur hissetmek gibi daha renkli öyküler de mevcuttur. Bu deneyimler son derece etkileyici olmakla beraber, maalesef kimse ‘öbür taraf’tan elinde bir kanıtla ya da doğrulanabilir bir bilgiyle geri dönmeyi başaramadı. ‘Öbür dünya’ meselelerine kuşkuyla yaklaşanlar, söz konusu deneyimlerin travma geçirmiş bir beynin gördüğü halüsinasyonlar olduğunu vurguluyorlar. Tabii bu nedenle de son derece doğal ve açıklanabilir olduklarını... Ölüp de geri dönen olmadığına göre, bu konu gizemini koruyacak.
 
8 - UFO’LAR...
UFO deyince genelde insanların aklına uçan daireler, kısacası uzay gemileri gelse de UFO’nun açılımı ‘Tanımlanamayan Uçan Nesne’... Ve bu nedenle evet UFO diye bir şey var. Çünkü dünyanın her tarafında, gökyüzünde ne olduğunu tanımlayamadıkları birtakım objeleri gördüğünü söyleyen insanlar var. Ancak bu obje ve ışıklar, aslında uçak mıdır, meteor mudur yoksa gerçekten Marslıların son model uzay gemisi midirş Bu bir türlü açıklığa kavuşamıyor.
 
9 - ASLA BULUNAMAYAN KAYIPLAR
İnsanlar bazen kaybolur. Bazıları yaşadıkları hayattan kaçar, bazıları büyük çaplı ve cesetlerin tanınamadığı kazalarda yitip gider, bazıları cinayet kurbanı olur. Kayıplar ölü ya da diri bulunur. Ancak bazı insanlar vardır ki adeta buharlaşırlar. 1872’de Portekiz yakınlarında bulunan ‘hayalet gemi’ Marie Celeste’in mürettebatı, Amerikan işçi lideri Jimmy Hoffa bu şekilde kayıplara karışanlardan sadece bazıları. Kaybolanlar, normal şartlarda polis soruşturması, itiraflar ya da tesadüf sonucu bulunuyor. Ancak ortada kanıt olmadığı zaman insan, psişik detektiflerin işe ele atması gerektiğini düşünüyor.

10 - BÜYÜK AYAK
Bu gizem de Amerika’dan... Yeni Kıta’da yıllar boyunca, insana benzeyen, bol tüylü, son derece iri, ‘Büyük Ayak’ adlı bir yaratığı gördüğünü iddia eden sayısız insan ortaya çıktı. Tüm kıta çevresinde kaydedilen iddialar eğer doğruysa, aslında binlerce Büyük Ayak’ın yaşıyor olması gerekirdi. Ancak bugüne kadar bu korkunç yaratığa ait tek bir ceset bile bulunamadı. Ortada belirsiz fotoğraflar, video kayıtları ve tanıkların açıklamalarından başka bir şey yoktu. Görünen o ki, Büyük Ayak da, İskoçya’nın varlığı bir türlü kanıtlanamayan ünlü Loch Ness canavarı gibi gizemler dünyasındaki yerini koruyacak.
 
tempo 

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

vitamin başladı

Türk Telekom, eğitim yazılımı Vitamin'i, MEB'e bağlı ilköğretim okulları öğretmenlerine ücretsiz olarak vermeye başladı.

 

Türk Telekom'dan yapılan yazılı açıklamada, ilk ve orta öğretim öğrencileri ile öğretmenlerin eğitim süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik olarak geliştirilen Vitamin'in, MEB'e bağlı 4.,5.,6.,7. ve 8. sınıf ilköğretim öğrencilerine sadece okullarından, öğretmenlere ise her yerden ücretsiz erişme imkanı sağladığı belirtildi. 

Açıklamada, matematik, fen ve teknoloji, Türkçe ve sosyal bilgiler derslerini içeren ve önümüzdeki yıl içeriğine ortaokul müfredatını da ekleyecek olan Vitamin'in, görsellikle desteklenen interaktif bir eğitim biçimi sunduğu, Vitamin'in, içerdiği 3 binden fazla etkinlik ile öğretmenlere sınıf içi motivasyonu artırma, öğrencilerin derse aktif katılımı, soyut kavramları gerçek ortamda yapılamayacak deneylerle öğrencinin gözünde canlandırma ve konuyu kaçıran öğrencilerin tekrar etmeleri konularında destek sağladığı kaydedildi.

Eğitim teknolojilerini okul alanında yaygın olarak uygulamayı hedefleyen Vitamin'in, öğretmenlere www.webvitamin.com adresinden erişim imkanı sunduğu, ilk kayıtlarını, çalışmakta oldukları okuldan gerçekleştirdikten sonra öğretmenlerin, sistemi her yerden, her servis sağlayıcısı üzerinden ve her bilgisayardan kullanabildiği ifade edildi.

Türk Telekom ile MEB arasında gerçekleşen işbirliğine dayalı olarak öğretmenlerin, MEB'e bağlı tüm öğretmenlerin kayıtlı olduğu özlük sistemi MEBBİS'in ara birimlerinden, personel ve özlük işlemleri için kullandıkları MEBBİS kullanıcı adı ve şifreleri ile sisteme giriş yapabildiği bildirildi.

 

AA

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

2009 SBS sınav takvimi belli oldu

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) Seviye Belirleme Sınavı, ilköğretim 6. sınıflar için 13 Haziran 2009, 7. sınıflar için 7 Haziran 2009 ve 8. sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak.

MEB'in sınav takvimine göre, 2009 yılında 29 sınav yapılacak. İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (DPY) 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek.

MEB, bu sınavların dışında, Açık İlköğretim, Açık Lise ve motorlu taşıt sürücü adaylarının sınavlarını da gerçekleştiriyor. Bu sınavlar ve yapılacağı tarihler şöyle:

-Açık İlköğretim Okulu 1. Dönem Sonu Sınavı, Açık Öğretim Lisesi 1. Dönem Sonu Sınavı, Mesleki Açık Öğretim Lisesi 1. Dönem Sonu Sınavı: 24-25 Ocak 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/1): 14 Şubat 2009
-Açık İlköğretim Okulu 2. Dönem Sonu Sınavı: 11-12 Nisan 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/2): 18 Nisan 2009
-Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (5. sınıf ile 9, 10 ve
11. sınıflar): 3 Mayıs 2009
-Açık Öğretim Lisesi 2. Dönem Sonu Sınavı, Mesleki Açıköğretim Lisesi 2. Dönem Sonu Sınavı, Açık İlköğretim Okulu Not Yükseltme Sınavı: 16-17 Mayıs 2009
-Seviye Belirleme Sınavı (8. sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (8. Sınıf), Polis Koleji Aday Tespit Sınavı: 6 Haziran 2009
-Seviye Belirleme Sınavı (7. sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (7. Sınıf): 7 Haziran 2009
-Seviye Belirleme Sınavı (6. Sınıf), Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (6. Sınıfı): 13 Haziran 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/3): 4 Temmuz 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/4): 22 Ağustos 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/5): 24 Ekim 2009
-Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı (2009/6): 26 Aralık 2009

 

sabah 

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

Okula gidemeyen cam kıza öğretmen atandı

Fethiye İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Muğla'da bir ilke imza atarak, okula gidemeyen hasta bir öğrencinin evine sözleşmeli öğretmen ataması yaptı. Buna göre atanan öğretmen, cam hastalığına yakalanan ve her fırsatta bir tarafı kırılan öğrenciye hafta içi her gün okul saatleri çerçevesinde evinde eğitim veriyor. 

Teslime Malpınar, halk arasında 'cam hastalığı' olarak bilinen Osteogenesis İmperfekta hastalığı ile mücadele ediyor. Ailesi, kızlarının bu hastalığa yakalandığını 1.5 yaşında muayene için götürdükleri hastanede, kollarının ve ayaklarının kırılması sonrasında fark etti. 8 yıllık hayatının büyük bölümünü alçı içerisinde geçiren, ailesinin 'yaşayamaz' dediği Teslime, şimdi gösterdiği büyük gayretle ailesine umut oluyor. Her fırsatta okumak isteğini dile getirerek geçen yıl Karaçulha İlköğretim Okulu'na kayıt ettirilen minik Teslime, hastalığı nedeniyle okulda zor günler geçirince bu yıl eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Okumayı çok seven Teslime, milletvekillerine mektup yazarak onlara okumak istediğini, kendisine yardım edilmesini istedi. Teslime'nin bu okuma azmi cevap buldu ve Muğla'da bir ilke imza atılarak Teslime için sözleşmeli öğretmen ataması yapıldı. Okul yönetimi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün girişimleri ile Fethiye Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından onaylanan eğitim programı kapsamında Teslime eğitimini okulda değil evinde sürdürüyor. Vahide Ongün isimli öğretmen hafta içi her gün okula gider gibi Malpınar ailesinin evine gidiyor, normal bir öğretmenin mesai saatlerine riayet ederek görevini tamamlıyor. Haftada 28 saat Teslime'ye ders veren öğretmen Vahide Ongun, yaşadıklarının kendisi için de farklı bir tecrübe olduğunu anlatıyor. 

Evinde de olsa eğitimine devam etme fırsatı bulan Teslime, azmi ile öğretmeninden de tam not aldı. Atatürk'ü çok sevdiğini belirten Teslime, evde aldığı eğitimden çok mutlu olduğunu ve büyüdüğünde öğretmen olmak istediğini belirtiyor. Küçük Teslime'nin babası Adem Malpınar ise "Evladımızı böyle görmek bizi üzüyor. Ama yetkililerin Teslime'nin sesine kulak verip ona öğretmen ataması da bizi son derece mutlu etti." dedi. Okul Müdürü Mesut Koç ise yaptığı açıklamada Teslime'nin Karaçulha İlköğretim Okulu'nun resmi kayıtlarına göre öğrencisi olduğunu söyledi. 


zaman

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

MEB, bir öğrencinin maliyetini hesaplayacak

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 46 bin okulun girdi ve çıktılarını elektronik ortamda kayıt altına alacak. Böylece Türkiye'de öğrenci başına ne kadar eğitim harcaması yapıldığı ortaya çıkacak. 

MEB, Hacettepe Üniversitesi ve BNB isimli şirketle birlikte, eğitim öğretim kurumları için ağ tabanlı gelir ve gider yönetimi bilgi sistemi oluşturdu. 'Türkiye'de eğitimin finansmanı ve eğitim harcamaları bilgi sistemi' adı verilen çalışma ile MEB'in bütçesinin dışında eğitim sistemine nerelerden hangi miktarda kaynak aktarıldığı ve bunların nasıl harcandığı kayıt altına alınacak. Sistemin en önemli fonksiyonu ise Türkiye'de öğrenci başına ne kadar eğitim harcaması yapıldığının ortaya konması olacak. 

Sistemin uygulamaya geçeceği 6 pilot ilden birisi olan Antalya'da veri girişi için ilk toplantı yapıldı. İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevlilerinin yanı sıra ilçe milli eğitim müdürlerinin de katıldığı toplantıda gazetecilere bilgi veren MEB Strateji Geliştirme Başkanı Nurettin Konaklı, hedeflerinde kamu ve özel olmak üzere 46 bin okulun gelir ve giderlerinin kayıt altına alınması olduğunu söyledi. Finansal olarak TÜBİTAK tarafından desteklenen projenin maliyetinin 2,2 milyon YTL olacağı bilgisini veren Konaklı, "Projenin hayata geçmesi ile okullar şeffaf hale gelecek. Okulun nasıl yönetildiği, eğitim maliyetleri ortaya çıkarılacak. Bir öğrenciye yapılan harcama miktarı ortaya konulacak. Sistem 2010 yılında tüm Türkiye'de kullanılır hale gelecek." dedi. 

Türkiye'de hala öğrenci başına yapılan eğitim harcamasının tam olarak bilinemediğini, MEB'in bütçesinin öğrenci sayısına bölünerek hesap yapıldığını anlatan Konaklı, şubat ayında 81 ilde kayıtların girilmeye başlanması ile birlikte bu verinin de ortaya çıkacağını söyledi. 

Türkiye'de kamu ve özel olmak üzere 45 bin 973 okul bulunuyor. Bu okullarda 14,8 milyon öğrenci öğrenim görüyor. Okullara ve öğrencilere MEB'in dışında belediyeler, özel idareler, hayırseverler, özel şirketler tarafından ayni ve nakdi yardımlar yapılıyor. Yeni bilgi sistemi ile tüm bu girdiler kayıt altına alınacak. Aynı şekilde okulların da malzeme, kırtasiye, çevre düzenlemesi gibi tüm giderleri kayda girecek. Böylece Türkiye'de öğrenci başına bir yılda yapılan tüm eğitim harcamaları ortaya konabilecek. 
zaman

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

Türkiye'nin 'ilk ölçüleri' korunuyor

Türkiye'nin ''arşından metreye'', ''okkadan kilograma'' geçiş tarihine tanıklık eden ilk ulusal metre ve kilogram prototipleri, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Ulusal Metroloji Enstitüsünde (UME) korunuyor. 

AA muhabirinin TÜBİTAK MAM UME Müdür Yardımcısı Dr. Şakir Baytaroğlu'ndan edindiği bilgiye göre, ölçme standartları konusunda evrensel birliği sağlamak için düzenlenen ''Metre Konvansiyonu'' 25 Mayıs 1875'de Paris'te toplandı. 

Toplantıda, metre ve kilogramın tanımları yeniden yapıldı ve konvansiyona üye ülkelerin metrik sisteme geçmesi kararlaştırıldı. Geçişi sağlamak üzere yeniden tanımlanan metre ve kilogram prototiplerinin imal edilmesi ve bu prototiplerden üye ülkelere verilmesi kararlaştırıldı. 

Toplantıda, metre, ''X Tresca kesitli Pt-Ir alaşımından imal edilmiş olan ve 20 derece sıcaklıkta iki çizgi arasında 1 metreyi muhafaza eden çubuk'' olarak tanımlandı. 

Yüzde 90 platin, yüzde 10 iridyum alaşımından imal edilen ve çapı ile yüksekliği 39 milimetre olan silindir de 1 kilogram olarak kabul edildi. 

Metre Konvansiyonu'nun kurucu devletleri arasında yer alan Osmanlı İmparatorluğu, bu konferansta, Kuleli Harp Okulu öğretmenlerinden ve Paris Büyükelçiliğinde Askeri Ataşe olarak görev yapan Miralay Hüsnü Bey tarafından temsil edildi. 

Osman İmparatorluğu, konvansiyon tarafından belirlenen ilk yılın ödemesini yaparak, imal edilecek olan metre ve kilogram prototiplerinden birer adet almaya hak kazandı. 

İlk ödeme olan 27 bin 132 Fransız frangı, Amerika, Almanya ve Fransa'dan sonra yatırılan en yüksek meblağ olarak kayıtlara geçti. 

Balkanlar'da 1875 sonrası başlayan savaşlar ve Osmanlı-Rus savaşı nedeniyle yıllık üyelik ödemeleri yapılamadı ve 27 Şubat 1883 tarihli bir yazıyla, toplantılara katılamayan Miralay Hüsnü Bey'in istifa etmiş sayıldığı, ödemeler de yapılmadığı için metre ve kilogram prototiplerinin Osmanlı İmparatorluğuna verilemeyeceği bildirildi. 

Türk Hükümeti, 26 Mart 1931 tarihinde, 1782 sayılı Ölçüler ve Ağırlıklar Kanunu kabul edilerek, metrik sistemin kullanılmasının zorunlu hale getirilmesiyle 1933'de Metre Konvansiyonu'na üye olmak için başvurdu. 

Türkiye, birtakım yazışmaların ardından ilk 30 prototip arasında yer alan 21 numaralı metre prototipini aldı. 

Kilogram prototipi de Paris Conservatoire National Des Metier'de üretilerek, 1935'de Türkiye'ye teslim edildi. Ulusal Kütle Prototipi'nin hatalı olduğu 1953'de anlaşıldı ve başka bir prototiple değiştirildi. 

Ulusal Metre Prototipi, 4 Temmuz 2007'de Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Standartlar ve Ölçüler Genel Müdürlüğü tarafından TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Anlağan başkanlığındaki TÜBİTAK UME heyetine teslim edildi. 

UME Müdür Yardımcısı Dr. Şakir Baytaroğlu, TÜBİTAK UME ulusal metre ve kilogram prototiplerinin, Türkiye'nin gerçekleştirdiği ağırlık ve boyutsal ölçümlerinin izlenebilirliğini sağlayan standartlar olarak uzun yıllar kullanıldığını, günümüzde ise uygun ortam ve sıcaklıktaki özel çevresel şartlarda UME'de muhafaza edildiğini bildirdi. 

Baytaroğlu, ulusal prototiplerin Türkiye'nin uluslararası ölçüm sistemine entegrasyonunda ''arşından metreye'', ''okkadan kilograma'' geçişine tanıklık etmesinden dolayı ayrıca tarihi bir önemi olduğunu ifade etti. 

-GÜNÜMÜZÜN HASSAS LAZERLERİ- 

Günümüzde uzunluk ölçümlerin yapılması için son teknoloji ürünü lazerler kullanılıyor. TÜBİTAK Elektromanyetik Metroloji Laboratuvarı sorumlusu Başuzman Araştırıcı Doç. Dr. Ramiz Hamid, AA muhabirine bilgi verirken, dünya çapında ölçüm standartlarının belirlenmesi için çok hassas ölçümlerin yapılması gerektiğini söyledi. 

Sanayide kullanılan çok hassas metrelerin milyonda bir hassasiyette ölçümler yapabildiğini anlatan Hamid, ''Günümüzde uzunluk ölçümleri, TÜBİTAK UME'de He-Ne Laser'ler kullanılarak ışığın dalga boyu cinsinden nano düzeyinde gerçekleştiriliyor. Kilogram prototipi ise halen Ulusal Kütle Skalası'nın oluşturulmasında kullanılıyor'' dedi. 

haberaktüel 

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

Okullara `not denetleme timleri` geliyor

Bazı öğretmenlerin öğrencilere haksız not vererek ortalama yükselttiği, sınıf atlattığı iddiaları Milli Eğitim Bakanlığı`nı harekete geçirdi. 
`Seviye Belirleme Sınavı(SBS) sonuçlarının değerlendirilmesi` konulu bir genelge yayımlayan bakanlık, sınavda alınan puanla öğrencinin diploma notunun karşılaştırılmasını istedi. Buçerçevede ilköğretim müfettişleri ile uygun görülen yönetici ve deneyimli öğretmenlerden `çalışma grupları` oluşturulacak. `Not denetleme timi` olarak çalışacak gruplar, meslek etiğine aykırı davranan öğretmenleri tespit ederek uyaracak.Uygulamaya devam edenler hakkında ise görevden uzaklaştırma cezaları verilecek. Uygulama ile yeni ortaöğretime geçiş sisteminin yapısı gereği, bir öğrencinin yıl sonu başarı puanı ile SBS`den almış olduğu puanın denk ya da yakın olması bekleniyor. Öğrencinin sınavda yaşadığı olumsuzlukların dışında ortaya çıkan farklılıkların ise incelenmesi öngörülüyor. Yüzlük sisteme çevrilen SBS puanları ile yıl sonu başarı puanı arasında 30 puan fark olanların tespit edilmesi talep edildi. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri de okulların SBS sonuçlarını değerlendirecek. e-okul sistemini kullanarak başarının artırılması ve okullar arası farkın, olumlu yönde gelişme sağlayacak biçimde giderilmesi için gerekli tedbirleri alacak.

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

SBS'deki 'başarı puanı' mağduriyetine e-okul çözümü

SBS'de özellikle Yılsonu Başarı Puanı (YBP) konusunda ortaya çıkan ve birçok öğrencinin mağduriyetine sebebiyet veren duruma Bakanlık "e-okul" ile el koyacak.

Bakanlık, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi'nin devreye girmesi nedeniyle YBP'nin hesaplanmasında sübjektif davranan öğretmenleri tespit ederek, hak kayıplarının önleneceğini bildirdi.

Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) özellikle Yılsonu Başarı Puanı (YBP) konusunda ortaya çıkan ve birçok öğrencinin mağduriyetine sebebiyet veren duruma MEB'lığı "e-okul" ile el koyacak. Bakanlık, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi'nin devreye girmesi nedeniyle YBP'nin hesaplanmasında sübjektif davranan öğretmenleri tespit ederek, hak kayıplarının önleneceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu yıl ilk defa yapılan SBS'de yaşanan YBP mağduriyeti ile ilgili olarak "SBS Sonuçlarının Değerlendirilmesi" konulu 2008/77 sayılı genelge yayımladı.

Bakan Çelik, Ortaöğretim Kurumlarına Geçiş Sistemi'nin devreye girdiğini belirterek, yeni sistem ile öğrencilerin maruz kaldığı ağır baskı ve endişenin en aza indirilmesi, okul dışı kurumlara yönelmelerinin önlenmesi, böylelikle de sosyal ve psikolojik gelişmelerinin daha sağlıklı olmasının hedeflendiğini söyledi.

6, 7 ve 8 inci sınıflarda yapılan, SBS'nin öğrencinin okul içi başarısı ile sosyal ve kişisel gelişiminin de etkili olduğu çok yönlü bu uygulama olduğunu savunan Çelik, bu yıl başlatılan uygulamadan da olumlu sonuçlar elde edildiğini söyledi.

E-okul sistemine de değinin Çelik, e-okul sistemini kullanmak suretiyle, 2008 yılı SBS sonuçlarını ve bir önceki yıla ait notları, öğrenci, sınıf, okul, ilçe ve il bazında ve her ders grubu için ayrı ayrı değerlendirerek bu verileri eğitim ve öğretimin niteliğinin artırılmasında kullanılabileceğini bildirdi.

"E-OKUL, SÜBJEKTİF DEĞERLENDİRMELERİ YAKALAYACAK"

Bakan Çelik, SBS ile öğrencinin derslerde elde ettiği kazanımların düzeyinin ölçülmesinin amaçlandığını belirterek, bir yarışma sınavı niteliği taşıdığını söyledi.

Bu sebeple sınav sonuçlarının, öğrenciler ve okullar arasında karşılaştırma yapmak suretiyle bir kısmını yücelten bir kısmını da mahcup ederek yerinmelerine yol açacak biçimde kullanılmamasına özen gösterileceğini ifade eden Çelik, bu verilerin öğrencilerin ve okulların başarılarının artırılması ve gelişimlerinin sürdürülmesi yönünde değerlendirileceğini kaydetti.

Çelik, yeni sistemin yapısı gereği, bir öğrencinin YBP ile SBS'den almış olduğu puanın denk ya da yakın olmasının beklendiğini anlatı. Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:

"Öğrencinin YBP puanının manidar ölçüde düşük SBS puanının yüksek olması öğrencinin okula devam ve derslere ilgisi açısından olumsuzluk göstergesi olabilecek iken tersi bir durumda, yani YBP puanının SBS puanından ciddi ölçüde yüksek olması öğretmenlerimizin değerlendirmelerinde sübjektif yaklaşım içinde olduğuna işaret etmekte olabilecektir.

Bu sebeple Milli Eğitim Müdürlüklerinde ilköğretim müfettişleri ile uygun görülen yönetici ve deneyimli öğretmenlerden oluşturulacak çalışma grupları tarafından SBS puanları ile YBP puanları karşılaştırılacaktır. E-okul bu karşılaştırmayı doğrudan yapabilecek özelliktedir. Bu karşılaştırma ile, kaynaştırma eğitimi gören öğrenciler hariç olmak üzere SBS ve YBP arasında bu yıl için 30 ve daha fazla, puan farkının söz konusu olduğu öğrenciler belirlenecektir. Sözü edilen görevliler bu durumdaki öğrencilerin geçmiş yıllardaki notlarını ve diğer derslerdeki başarıları dikkate alarak, YBP puanlarını objektif olamayacak şekilde artıran veya düşüren, dolayısıyla da öğrencinin geleceğine, diğer öğrencilerin hak kaybına ve öğretmenlik mesleğine de zarar veren öğretmenleri ve okulları tespit edeceklerdir. Bu okulların yöneticileri ile bu uygulamayı yapan öğretmenler uyarılarak, uygulamayı sürekli ve ciddi boyutlarda yapanlar hakkında ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli işlemler başlatılacaktır."

 

ankaajansi 

 

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

ÖSS'de belirleyici Matematik 2 olacak

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) müfredat değişikliklerine uygun olarak 2009-ÖSS'deki testlerin kapsamını yeniden belirledi. Birinci bölümde Fen-1 testindeki fizik sorularının sayısı 13'ten 10'a düşürüldü. Kimya sorularının sayısı ise 9 dan 10'a, biyoloji sorularının sayısı 8'den 10'a çıkarıldı. Edebiyat-Sosyal testindeki psikoloji soruları Sosyal-2 testine dahil edildi. Bunun nedeni psikoloji dersinin okullarda Türkçe matematik için zorunlu ders kapsamından çıkarılması oldu. Edebiyat-Sosyal testinin Türk Edebiyatı-dil ve anlatım sorularının sayısı 17'den 20'ye, coğrafya sorularının sayısı 8'den 10'a çıkarıldı. Bu testteki coğrafya sorularına ülkeler coğrafyası konuları da eklenmiş oldu. Sosyal-2 testinin tarih sorusu (Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi dahil) 13 oldu. Coğrafya sorularının sayısı 7'den 5'e, sosyoloji soruları 5'den 4'e, mantık soruları 5'den 4'e indirildi. Matematik-2 testine 3 analitik geometri sorusu eklendi. Uğur Dershaneleri ÖSS Rehberlik Koordinatörü Turgay Polat şöyle yorumladı: "Sayısal öğrencileri için fen derslerinden sorulan soruların sayılarının eşitlenmesi öğrencilerin özellikle zorlandıkları fizik dersinden daha az zorlandıkları kimya, biyoloji gibi derslerine yönelimlerini arttıracak. Eşit ağırlıklı öğrencilerin fen sorusu çözme oranı da artacak. Matematik- 2 testine analitik geometri eklenmesi görünürde çok anlam ifade etmese de müfredatın çok uzun olması öğrencilerin 3 soru için uzun bir müfredatla uğraşması anlamına gelecek. Artık ÖSS'nin belirleyicisi matematik- 2 testi olacak." 

PANİK YAPMAYIN 
Polat, Edebiyat Sosyal Bilimler testinde psikoloji testi olmamasının müfredat açısından doğru ama uygulama açısından yanlış olduğunu vurguladı: "Psikoloji bölümü EA-2 puan türüyle öğrenci alırken eşit ağırlıklı öğrencilerin psikoloji dersiyle muhatap olmaması çok ilginç. Sosyal Bilimler-2 testinde yapılan değişiklik öğrencileri olumlu veya olumsuz yönde etkilemeyecek. Ancak Edebiyat Sosyal Bilimler testinde sorulacak coğrafya sorularına ülkeler coğrafyası eklenmesi kafa karıştıracak. Değişiklikler öğrencileri tedirgin eder ancak panik yapmadan hazırlanmaya devam etsinler."
 
sabah 

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri

ÖSS sorularından psikoloji ders konuları çıkarıldı


 

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) liselerin 4 yıla çıkarılması ve haftalık ders çizelgesindeki değişiklikler nedeniyle 2009 yılında yapılacak Öğrenci Seçme Sınavı öncesi test ağırlıklarını yeniden belirledi. En önemli değişiklik Türk Edebiyatı, Psikoloji ve Coğrafya sorularının bulunduğu Edebiyat-Sosyal Bilgiler testinde yapıldı. Daha önce 5 Psikoloji sorusunun yöneltildiği testten bu ders konuları çıkarıldı. Adaylara 21 Türk Dili ve Edebiyatı ile Türkçe Matematik alanında okutulan 9 Coğrafya sorusu yöneltilecek. Matematik 2 testinde de bir değişiklik yapıldı. Matematik ve geometri konularının yer aldığı bölüme bir de "analitik geometri" eklendi.
sabah

 matematik etkinlikleri
matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri - matematik etkinlikleri